Hasta Bilgi Formu

Glokom

Göziçi basıncının yükselmesi sonucunda ortaya çıkan görme alanı ve görme siniri hasarı glokom hastalığının temel özelliklerini oluşturmaktadır.

 

Göziçi sıvısının gözü terk ettiği boşaltım –direnaj- sisteminde ortaya çıkan darlık ve tıkanıklıklar göziçi basıncının yükselmesine neden olmaktadır.

Açık açılı ve dar açılı olmak üzere gözün anatomik yapısına bağlı olarak farklı glokom tipleri bulunmaktadır.

 

Dar açılı glokomlarda ani yükselen basınç gözde ağrı ve bulanıklığa yol açarken, geniş-açık- açılı glokomlarda hastalık sinsi seyredebilmektedir.

Kortizon kullanımı, göz içindeki iltihabi olaylar-üveitler, göziçi ameliyatları, ilerlemiş katarakt olguları ve göziçi mercek-lens- ortaya çıkan değişikliklere bağlı olarak ikincil
– sekonder-  glokomlar gelişebilmektedir.


Katarakt

Yeni doğan döneminde göziçi merceğinin beyazlaşmasına doğumsal – konjenital- katarakt ismi verilir. Göz tembelliği ve görme kaybının en sık nedenlerindendir.

Onlu yaşlarda görülen kataraktlar ergenlik –Jüvenil-  katarakt, 

20-40 yaş arası kataraktlar yaşlılık öncesi – presenil-  ve

60 yaş sonrası kataraktlar yaşlılık – senil- katarakt olarak isimlendirilir.

 

Göziçi merceğinin kapsül, korteks ve merkez-nükleus- olmak üzere 3 bölümü vardır.

Hangi bölgede lensin saydamlığı azaldı ise katarakt o bölgenin ismi ile anılır,

Kortikal katarakt, kapsüler katarakt ve nükleer katarakt gibi.

Katarakt ile birlikte göz tansiyonu – glokom –mevcudiyeti de sık karşılaşılan bir durumdur.


Uzak ve yakın görme bozuklukları, Miyopi, Hipermetropi ve Astigmatizma

Çağımızda yakın ve uzak kırma kusurları her yaş grubunda görülebilen ve toplumun % 20-50 gibi yüksek bir kısmını etkileyen önemli göz sorunlarının başında gelmektedir.

Yakın okuma ve çalışma alışkanlıklarının artması, aşırı göz kaşıma ve ovma ve alerjik göz hastalıkları, aileden gelen genetik faktörler ve çevresel faktörler kırma kusurlarının daha sık görülmesine yol açmaktadır.

 

Özellikle 10 yaş altındaki çocuklarda yüksek kırma kusurları ve iki gözde numaraların çok farklı olması, göz tembelliğinin en sık nedenidir. Bu çocuklarda uygun gözlük kullanmak ve gerekiyorsa kapama tedavisi yapmak, göz tembelliği ile mücadelenin temel unsurlarıdır.

40 yaş üzerinde görülen yakın görme güçlüğü –presbiyopi- ise mesleki ve sosyal yaşamın en önemli kısıtlayıcı unsuru olmaktadır.

 

Kornea hastalıkları

Kornea gözün en öndeki saydam tabakası olup damarsız yapıdadır ve gözyaşı ile beslenir. Gözyaşı aynı zamanda göz yüzeyinin enfeksiyonlara karşı en önemli savunma mekanizmasıdır. Kornea hücrelerinde kuruma ve dökülme gözde kuruluk, yanma ve batma hissine yol açmaktadır.

 

Kornea enfeksiyonlarına –keratit- ismi verilmektedir. Bakteriyel, viral keratitler olabildiği gibi, mantar ve amip enfeksiyonları, kimyasal maddeler, ileri göz kuruluğu da keratit gelişimine yol açmaktadır.

Viral keratitler içinde en sık karşılaşılan Herpes virus ile gelişen Herpetik keratitler ve Adeno viruslar ile gelişen adeno-viral keratitlerdir.

Göze gelen darbeler, bitkisel travmalar, temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadan kullanılan kontakt lensler, kirli havuz, sauna ve çamur banyoları ile ileri göz kuruluğunda keratit gelişme riski artmaktadır.

 

Keratokonus korneanın ince olması, zaman içinde daha incelmesi ve bu incelme sonunda kornea doku direncinin zayıflayarak korneanın öne doğru aşırı bombeleşmesi ve yüksek kırma kusuru ve astigmat ortaya çıkmasıdır.

 

Kornea ödemi, kornea tabakaları arasındaki sıvı miktarının normalin üzerinde artması ve korneanın saydam yapısının bozularak görmenin azalması anlamına gelmektedir. Katarakt ameliyatı sonrasında, darbe ve çarpmalardan sonra, keratitlerde, kornea endotel hücresi hastalıklarında kornea ödemi gelişebilmektedir.

 

Kontakt lens uygulamaları,

Kontakt lens kullanan kişiler el, yüz, kirpikli kenar, kontakt lens, lens kabı temizliğine çok dikkat etmek zorundadır.

 

Kontakt lens kullanıcıları için önerilen temel kavramlar;

Lens takmadan ve çıkarmadan önce ellerinizi en az 1 dakika süre ile sabunlayınız.

Temizlik ve el-yüz hijyeni lens sağlığı için çok önemlidir.

 

Lenslerin gözünüzde takılı olduğu dönemde lens kaplarının içini kuru ve temiz tutunuz. Lens kabının içine lens ve lens solüsyonu dışında başka bir madde sürmeyiniz ve çeşme suyu ile lenslerinizi-lens kaplarınızı asla yıkamayınız. Depodan gelen çeşme sularından bakteri ve amip bulaşabilir. Lens solüsyonunuz bittiğinde yeni lens solüsyonu ile birlikte yeni lens kabına geçiniz.

 

Lensleriniz ile uyumayınız. Lensleriniz ile denize, havuza, duşa girmeyiniz. Kontakt lens kullanırken kirpikli kenara aşırı makyajdan kaçınınız.

 

Lensleriniz göz yüzeyinde iken kuruluk hissedince üzerine suni gözyaşı damlası damlatabilirsiniz. Tercihan içinde koruyucu madde (Prezarvan) içermeyen ince tüp şeklinde tek doz damlaları kullanınız. Lens solüsyonunu gözünüzü nemlendirmek için kullanmayınız, içindeki bakteri karşıtı koruyucu maddeler göz yüzeyini tahriş eder.

 

Gözünüzde kızarıklık, batma, ağrı, görme bulanıklığı, ışığa karşı hassasiyet, çapaklanma ve aşırı sulanma olur ise lenslerinizi takmayınız, takılı ise hemen çıkartıp vakit geçirmeden hekiminize müracaat ediniz. Unutmayınız ki enfeksiyon ve kornea iltihabı (Keratitlerde) erken müdahale çok önemlidir.

 

Gözünüze ne olduğunu tam bilmediğiniz eş-dost tavsiyesi damlaları damlatmayınız. Telefon ile hekiminize danışınız.

 

Kontakt lensinizin süreli olduğunu unutmayınız. Lütfen lensinizi süresinden uzun kullanıp göz sağlığınızı riske atmayınız.

 

Farklı marka ve cins lensler aynı değildir. Lensin yapısı, su içeriği, kalınlığı, lensin çapı, eğimi farklıdır ve lensler iklime, çalışma ortamına, göz yapısına göre seçilerek kişilere takılır. Düzgün uygulama olmadan alınıp hiç denenmeden takılan tezgah-vitrin lensleri göz yapısına uygun olmayabilir. Uygun lens seçimine ancak deneme ve uygulamalardan sonra karar verilir.

 

Toz, rüzgar, sigara dumanı, güneş ışığı göz yüzeyini kurutarak lensin sıkılaşmasına ve rahatsızlığa yolaçabilir. Rüzgarlı ve güneşli havalarda güneş gözlüğü koruyucudur.

 

Temizlik kurallarına uyarak, gözünüze uygun lensi kullanmanız gözünüzde hasara yolaçmadan uzun yıllar lens kullanmanızı sağlar. Lens kullanan kişiler şikayetleri olmasa da göz doktorlarına 6 ayda bir periodik kontrollerini yaptırmalıdır.

 

Renkli kozmetik lenslerin oksijen geçirgenliği diğer günlük lenslerin oksijen geçirgenliği kadar yüksek olmayabilir. Her farklı lensin oksijen geçirgenliği farklıdır. Renkli kozmetik kontakt lensler ile asla uyunmamalıdır.

 

Nezle, grip, üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunuzda, dudak kenarında uçuk çıktığı durumlarda enfeksiyon geçinceye kadar lensinizi takmayınız.

 

Acil ve beklenmeyen durumlarda hekiminize ulaşmanız gerekmektedir.


Yetişkin ve çocuklarda alerjik göz hastalıkları

İster yıl boyu devam etsin, isterse bahar ve yaz aylarında mevsimsel olarak devam etsin, göz alerjileri önemsenmelidir. Alerji ve göz kaşıma alışkanlığı saydam kornea tabakasının yapısını bozabilmekte ve astigmata, kornea da damarlanma ve lekelere ve tedavisiz olgularda görme kaybına yol açmaktadır.

 

Tedavide hekim kontrolü dışında, ölçüsüz ilaç ve kortizon kullanımı göz tansiyonu ve katarakt gibi önemli yan etkilere neden olabilmektedir.

Alerjiye neden olan faktörlerin tespit edilebilmesi ve bu faktörlerden uzak durulması alerji ile mücadelede çok önemlidir.

 

Alerjinin arttığı dönemlerde aşırı makyajdan ve kontakt lens kullanımından kaçınılması gerekmektedir.

 

Alerji olan gözde kaşıntı ve gözde sulanmanın yanında, göz kızarıklığı ve gün içinde şikayetlerin artması söz konusudur.

 

Kırmızı göz

Kırmızı göz toplumda en sık karşılaşılan problemlerin başında gelmektedir. Kırmızı göz bulgusu ile birlikte;
Ağrı,
Batma,
Sulanma,
Kaşıntı,
Kuruluk hissi,
Işık hassasiyeti- fotofobi- ,
Görme bulanıklığı
gibi bulguların bir veya birkaçının bulunması önemlidir.

 

 

 

Genel olarak göz kızarıklığına yol açabilen göz rahatsızlıkları;

Göz nezlesi – konjonktivitler-

Keratit

Üveit
Göz alerjileri
Kontakt lens kullanımı

Kuru göz
Romatizmal ve sistemik hastalıklar
Farklı göz damlalarının sık ve kontrolsüz kullanımı
Göz tansiyonu –Glokom-

Gözlerinde kızarıklık olan ve devam eden kişilerin bu durumu önemseyerek derhal bir göz hekimine müracaat etmesi önerilmektedir.

 

Gözde sulanma

Bir veya her iki gözde sulanma genel olarak toplumda sık karşılaşılan göz şikayetlerinden birisini oluşturmaktadır.

 

Gözyaşının temel görevi göz yüzeyini beslemek ve içindeki özel proteinler ile göz yüzeyini enfeksiyon, alerji ve dış şartlara karşı korumaktır.

Gözde sulanma göz yüzeyinde oluşan konjonktivit, keratit gibi enfeksiyonlarda, üveit gibi göziçi enfeksiyonlarında, göz alerjilerinde, gözyaşı kanalı tıkanıklıklarında, kuru göz sendromunda, göz yüzey çizik ve yaralanmalarında,  kontakt lens kullanımında, üst solunum yolu enfeksiyonları, sistemik hastalıklar ve burun içi hastalıklarda görülebilmektedir.

Çocuklarda da ensık gözyaşı kanalı tıkanıklıkları ve göz alerjileri göz sulanmasına yol açmaktadır.

 

Göz sulanmaları da önemsenmeli ve vakit kaybetmeden göz hekimine ulaşılmalıdır.

 

Gözde yanma ve batma

Göz yüzeyi, göz kapakları, saydam kornea tabakası, konjonktiva ve gözyaşı arasındaki uyum ve ahenk çok önemlidir.

 

Göz yüzeyinde kuruluk, kuru göz,  travma, çizikler, kozmetik ve kimyasal-krem ve diğer maddeler, kontakt lens kullanımı, kirpikli kenar iltihabı –blefarit-, gözyüzeyine kaçan yabancı cisimler ve göz yüzey enfeksiyonları gözde yanma ve batmaya neden olmaktadır.

Yabancı cisim hissi, kuruluk hissi ve batma şikayeti olan kişilerin göz muayenesi olması gerekmektedir.

 

Işık Hassasiyeti – Fotofobi –

Gözde daha önceden olmadığı kadar ışığa hassasiyet ve ışıktan aşırı rahatsızlık önemli bir göz bulgusudur.

Kornea enfeksiyonları – Keratit-
Kontakt lense bağlı göz yüzey hasarları

Üveit – Göz içi iltihabı

Açı Kapanması glokomu

Kornea da yabancı cisim ve çizikler
Alerjik göz yüzey hasarları
Kimyasal maddeler ile göz yüzey hasarları

Işık hassasiyeti ve fotofobi ye yol açmaktadır. Mümkün olan en kısa sürede göz hekimine ulaşılmalıdır.